google site

BİR KOVA SOGUK SU

google site

İSTEK,ŞİKAYET VE ÖNERİLERİNİZİ YORUMLAR BÖLÜMÜNDE DİLE GETİREBİLRİSİNİZ.iletişim:bxkxsxs@hotmail.com



BİR KOVA SOGUK SU (DİKKAT! KAYGAN ZEMİN)

Salı, Hazirane 23, 2009 - AYASOFYA CAMİ, AYASOFYA CAMİSİ, AYASOFYA CAMİİ

AYASOFYA

Aylar yıllar geçti, hala ağlarsın
Artık yaşlarını sil ayasofya.
O mahzun halinle yürek dağlarsın
Fethin sembolüsün bil ayasofya.

Biliriz yaranı derindir, derin
Bakarsın bizlere mahzun ve serin
Gönüllerde yine aynıdır yerin
Olmasın yaşların nil ayasofya.

İsteriz müminler sende cem olsun
Haktan hakikattan her gün dem olsun
Kuduz köpeklere varsın yem olsun
Sana uzatılan dil ayasofya.

Fatih’in vakfını tutarız müze
Torunuyuz deyip çıkarız düze ,
Gün gelip bu hesap sorulur bize
Görecek göz neden mil ayasofya.

Gaflet uykusundan millet uyansın
Hakk’ın boyasıyla yine boyansın
Zalimlere değil Hakka dayansın
O zaman düşmanlar çil ayasofya

Değişmez ölçüyü millet taşırdı
Temel taşlarını küffara aşırdı
Bir sam yeli esti yolu şaşırdı
Karıncayı sandı fil ayasofya.

(M. Hilmi YILDIRIM)


AYASOFYA

Ürperdi hayâlim, bu nasıl korkulu rüya?..
Şaştım, neyi temsil ediyorsun. Ayasofya?..

Çöller gibi ıssız, ne hazin ülke muhitin,
Yâd el gibi, yurdunda garib olmalı mıydın?..

Beşyüz senelik bezmine ermekti ümidim,
Çöller gibi ıssız, seni ben görmeli miydim?..

Bayram, Ramazan, Cum’a, mübârek gecelerde,
Avize değil, mum bile yanmaz mı içerde?..

Gâşyolmuş İbâdetlere hayrandı felekler..
Tekbirine ses verdi, asırlarca melekler..

Coşmaz mı denizler gibi, yâdındaki âlem?..
Göklerde melekler, tutuyor hep sana mâtem..

Yâdında bin üçyüz senelik menkıbeler var.
Her menkıbe, hicrânına mâtem tutar, ağlar!.

Beş yüz sene âlem, seni tehdid ediyorken,
Devler gibi düşmanlara, meydan okudun sen!..

Târihimin ömründe, gönüller dolu güldün,
Çılgınca esen, bir acı rüzgârla döküldün!..

Paslanmada! Altın yazılar, âh! O eserler.
Kabrinde kan ağlar, bunu gördükçe (Kazasker)..

Fâtihleri ağlatmada, hâlin, Ulu Mâbed..
Yâdın, kanar imânlı gönüllerde müebbed!…

Gamlı renklerle örülmüş, ne hâzin çerçevesin,
Bir yıkık türbe mi, virâne misin, yoksa nesin?

Bak, hayâlimdeki âlem, geliyor vecde yine,
Gözlerim daldı; sütunlarla (Fetih Âyeti) ne!..

Muhteşem âbidesin: Dinimin ulviyetine,
Remz idin, beş asır ecdâdımızın şevketine!…

Aldı senden beş asır, azmine kuvvet kaleler..
Yine hep, aynı tehassüsle yücelmiş kuleler..

Nerde: Yandıkça, Süreyyâlara dehşet vererek,
Coşan âvizelerinden yayılan: Binbir renk!..

Çan sesinden, seni kurtarmış ezanlar nerde?..
Hani bülbül gibi Kur’ân okuyanlar nerde?

0 ezanlar, bütün İslâm’a şerefler verdi,
Sanki her pencere, lâhuta bakan gözlerdi!..

O ilâhî yüce sesler, yine gelmez mi dile?
Şimdi artık, işitilmez mi, sönük nağme bile?

Şimdi Cennet, sana sermez mi yeşil gölgesini?..
Şimdi hûriler, işitmez mi ilâhî sesini?..

Nice bin hâtıra, gönlümde coşup canlanıyor..
O ne parlak görünüş! Sanki hayâlim yanıyor!

Hutbeler çağlamaz olmuş, şu yeşil minberden,
Gamlı bir gölge yayılmakta bugün, her yerden!

Gizli bir âh ile artık yanar ağlar mı için?..
Nice bin derdile kalbin doludur çünki senin!

Hangi eller, sana akşamları, zinci vuruyor?
Yüce feryâdını, kimler boğuyor, susturuyor?..

Sen, ne âlemleri gördün, ne ömürler sürdün..
Batı dünyasına dehşet saçıyorken daha dün.

Gizli kurşunla, habersizce vuruldun mu bugün?..
Dönmeler, dans ederek yapmada karşında düğün’…

Dehre meydan okuyan, koskoca tarih, nerde?’..
Ülkeler fetheden erler, yüce (Fâtih) nerde?..

Seni Tevhide kavuşturmanın aşkıyla yanan,
O şehir orduların, döktüğü seller gibi kan,

Heder olmuş mu desem? Ah! Dilim varmaz ki,
Bugün onlar bile, mâtem tutuyorlar. Belki!

Bugün ağlattın eminim, ölüler âlemini,
Kerbelâ tutsa gerektir yeniden mâtemini!..

Tek ziyâretçin olan gün de yol almış gidiyor,
Muhteşem kubbeni, zulmette nasıl terkediyor?’..

Cemiyetlerden uzak; çölde mezâr olsaydın,
Orda billâhi, mezarlar bile senden aydın!..

Çöllerin, Ay-Güneş, en hisli ziyâretçisidir,
Hilkâtin Arşa çıkan zikrini her an işitir!

Şu perişan denizin inlemesinden duyulan!
Hıçkırıklarla boğulmuş, tutuşan bir hicran!..

Çağıdır ağlamanın, ey Ulu Mâbed, ağla!..
İntikam aldı firenkler, seni ağlatmakla!..

Dostun ağlarken, o bir yanda da düşman gülsün,
Kanamıştır yeniden kalbi, hazin (Endülüs)’ün!..

Bu elim fâcia, billâhi, yürekler acısı,
Müslüman Türkün evet şimdi bu en kanlı yası!..

Ey derin fâcia, manzumeye sen sığmazsın,
Tutuşup yanmada kalbim, seni târih yazsın!..

Ali Ulvi KURUCU


 
 
Ayasofya

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!
Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!...
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?

Hani minarelerinden göklere yükselen,
Ta maveradan gelen ezanlar?...
Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...

Ayasofya ses vermiyor,
Ayasofya bir hoş,
Ayasofya bomboş!...

Hani nerede?
Şu muhteşem minberde,
Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,
Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...

Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Hani nerede?
Gönüllerden kubbelere,
Kubbelerden gönüllere
Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...
Kur'an sesleri dindirilmiş,
Müslümanlar sindirilmiş!...
Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin
İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini,
Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,
Kimin elidir?!...
Söyle Ayasofya, söyle.
Seni puthane yapan hangi delidir?!...

Elleri kurusun, dilleri kurusun!
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Ayasofya,
Ey muhteşem mabet;
Gel etme,
Bizi terketme!...
Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip,
Yine seni camiye çevireceğiz...

Dindaşlarımızla,
Kanlı göz yaşlarımızla,
Abdest alarak secdelere kapanacağız,
Tekbir ve tehlil sadalarıboş kubbelerini yeniden dolduracak
İkinci bir fetih olacak,
Ezanlar bu fethin ilanını,
Ozanlar destanını yazacaklar...

Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...



Bu olacak Ayasofya,
Bu muhakkak olacak...
İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt...
Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır,
Ayasofya, belki yarından da yakın!...
 

Osman Yüksel Serdengeçti



AĞLAYAN MABED

Bütün ecramiyle gülerken dünya
Ağlayan Mabed var, o Ayasofya. 
Su oldu yüzyıllar, aktılar güya
Ne günler gördü, bu Ayasofya.

Eskiden kükreyen bir aslan iken
Şimdi ses, seda yok kükremesinden
Hiç eser kalmamış, o günlerinden 
Çok defteri dürdü, bu Ayasofya.

Şiddetli bir acıyla inliyor, ta derinden
Bizlere melil, mahzun, bakıyor kederinden
Onun figanıyla güya, yer oynuyor yerinden
Ne günlere kaldı şu A y a s o f y a …

Mehmed İhsan USLU
17 Nisan 1979
K A R S


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

HAKKIMDA KISACA:)

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!.. - Boğamasam da - Hiç olmazsa yanımdan koğarım.

EN SON YAZDIKLARIM

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
MYNET
MEMURLAR
AÖF
AÖF-PORTAL
ÖSYM

KATEGORİLERİM

BLOG ARKADAŞLARIM

MSN DESTEK HATTI

REKLAMLAR&ÖNERİLER

HISAR INTERCONTINENTAL HOSPITAL FAZİLET NEŞRİYAT MOLLACAMİ.COM SU HAYATTIR HİZMET TURİZM ''sınırsız hizmet'' AGT AĞAÇ SANAYİ

ANKET



MEHTER MARŞI DİNLİYORSUNUZ

(ARŞİVLER VE BELGELERLE OSMANLI TARİHİ)

    1. SAYI 2. SAYI 3. SAYI 4. SAYI 5. SAYI 6. SAYI 7. SAYI 8. SAYI . SAYI 9. SAYI 11. SAYI BAŞLIKLARI
-Kaleyi Teslim Alan Adalet
-Sultan II. Abdülhamîd Han'ın Siyasî Dehası
-Bellini'nin Yaptığı Fatih Sultan Mehmet Han Portresinin Hikayesi
-Şanlı Plevne Müdafaası ve Gâzi Osman Paşa
-Dağların Padişahı: Hakkari
-Ebû Eyyûb El-Ensârînin (r.a.) Kabrinin Bulunması
-Kuyucu Murad Paşa
-Müslümanların Avrupa’ya Kültür ve Medeniyeti Yaydığı Ülke: İspanya
-Hâce Ali Râmîtenî Hazretleri
-Avrupa'nın Merkezinde Yaşayan Bir Osmanlı Abidesi: Mostar Köprüsü
-Şemseddin Sami (1850-1904)
-ve diğerleri... 12. SAYI 13. SAYI 14. SAYI 15. SAYI

SAYFA GÖRÜNTÜLEME

TEKİL ZİYARETÇİ

TOPLAM