google site

BİR KOVA SOGUK SU

google site

İSTEK,ŞİKAYET VE ÖNERİLERİNİZİ YORUMLAR BÖLÜMÜNDE DİLE GETİREBİLRİSİNİZ.iletişim:bxkxsxs@hotmail.com



BİR KOVA SOGUK SU (DİKKAT! KAYGAN ZEMİN)

Salı, Aralık 23, 2008 - YILBAŞI VE NOEL

(NOT:Bu yazı yılbaşı hakkında bilgi vermek amacıyla (www.mollacami.com) sitesindeki konuyla alakalı yazılardan derlenmiştir.Yazının tamamını okumanızı dileriz, en azından kırmızı yazaıları lütfen okuyunuz. TEŞEKKÜRLER)

Okullarda, magazalarda Noel Baba olarak Aziz Nikolaos efsanesinin boy gösterdigi; Hiristiyanlik propagandasinin diz boyu oldugu aralik ayinin sonuna geldik...

 

Bütün bunlarin sebebi olan; yilbasi,Noel nedir,ne zaman basladi? Bunun üzerinde duralim isterseniz bugün...Yilbasinin,Noelin iç içe yasandigi,Hiristiyan âleminin Noeli kutlamalari,4.asirda Roma Imparatorlarini n birincisi olan Kostantin ile
baslar.Kostantin,Eflatun’un ortaya koydugu teslis“Trinite”yani“üç tanri”inancini,papazlara yazdirdigi yeni Incil’e koydurdu ve Noel’i bayram ilan etti.Böylece yeni bir Hiristiyanlik dini dogmus oldu.
Noel kutlamalari ve yeni yil hep Hz.Isa’nin dogum günü üzerine bina
edilmektedir.Halbuki,Hz.Isa’nin dogumu hakkinda,o zamanin edib ve münevverlerinin eserlerinde hiçbir bilgiye rastlanmamaktadir.Cünkü,Iseviler,az ve asirlarca gizli yasadiklarindan,Milad dogru anlasilmamistir.Aralik ayinin yirmibirinde, yirmibesinde veya ocak ayinin altinci veya baska gün oldugu sanildigi gibi, bugünkü miladi senenin bes sene fazla oldugu,çesitli dillerdeki kendi kitaplarinda yazilidir.

 

Noel ve yılbaşı; içki ve fuhşu teşvik edip, yeşeren küçük çam fidanlarının yok edilmesine sebebiyet verdiği, insanları rezalete, sefalete, cinnete ve cinayete teşvik ettiği, israfın ve iflasın amili olduğu için, insanı insanlık tahtından indirip hayvani bir seviyeye düşürdüğü ve süfli bir hayatın zebunu kıldığı için, insanı mümtaz vasıflardan ayırıp Hakk’ın ve halkın nazarında kötü kıldığı için, yine içkinin kontrolü altına giren insana herkesin gözü önünde hertürlü bayağılığı işlettiği, edep ve haya duygularının yok olmasına, birçok fazilet müesseselerinin yıkılmasına sebebiyet verdiği için ve daha bizim bildiğimiz bilmediğimiz nice nice rezaletin işlendiği bir gece olması hasebiyle yüce dinimizin esaslarına, ictimai hayata, akla ve mantığa, edep haya ve ahlak müesseselerine tamamen zıttır.

İşte böyle bir gece, biz mü’minlere duvara astığımız takvimin tükenip bir yenisinin konulacağını hatırlatmaktan başka hiçbir şeyi ihtar etmemelidir. Bir mü’minin bu gece niyyetiyle normal günlük yaşayışına ilaveten en küçük bir değişik davranışta bulunması iman, inanç ve i’tikad noktasından büyük tehlike arz etmektedir. Bu sebeple şuurlu mü’mine bu gecede düşen vazife; yemesinde içmesinde, giyim ve kuşamında en küçük bir değişiklik yapmayıp, sadece Ümmet-i Muhammedin bu gecenin şerrinden, zulmetinden emin olmaları ve hakiki iman ve hidayet üzere hayatlarını tamamlamaları için Cenab-ı Hakk’a çokca dua ve iltica etmektir. Bir ayet-i kerimenin mealin  de mevlamız şöyle buyuruyor: “Bırak onları(kendi hallerine) yesinler, eğlensinler! Onları (boş bir) emel oyalayadursun. Yakında bilecekler onlar.”

 

(Peygamberimiz Efendimizde bir Hadis-i Şerfilerinde mealen:''Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır.'' buyurmuşlar ve bu suretle , kof hıristiyanlık ve kokuşmuş yahudulik adetlerine özenti duymaya set çekmiş,taklitçiliği adet haline getirenlerin milli ruhunu kaybedip , özendiği o topluluğun mahiyet ve karekterini elde edeceğine işaret buyurmuşlardır.

Birgivî vasıyyetnâmesi)nde diyor ki: Kâfirlerin ibâdet olarak yapdıklarını ve kâfirlik alâmeti olan ve islâmiyyeti inkâr etmek ve inanmamak alâmeti olan ve tahkîr etmemiz vâcib olan şeyleri yapan ve kullanan kâfir olur. Bunlar, ölümle veyâ bir uzvun kesilmesi ile veyâ bunlara sebeb olan, şiddetli dayak, habs, bütün malını almak ile tehdîd edilmedikce kullanılamaz. Bunlardan meşhûr olanlarını bilmiyerek veyâ şaka olarak veyâ herkesi güldürmek için yapan da, kâfir olur. Meselâ, papasların ibâdetlerine mahsûs şeyi kullanmak küfr olur. Buna (Küfr-i hükmî) denir. Onlara mahsûs olan şeyleri kullanmanın küfr olduğu, islâm âlimlerinin temel kitâblarında yazılıdır.

 

Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’inde meâlen şöyle buyurur: “Ey îmân edenler. Yehûd ile Nasârâyı dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin (Yahûdiler, yahûdilerin, Hiristiyanlar hiristiyanların) yârânıdırlar ve siz müminlerden her kim, onları dost tanır, velî tutarsa, şübhe yok ki o da onlardandır. (Onlara temessül etmiş, onların huyunu kapmıştır. O artık Hakk’a değil onlara ve hevâsına hizmet eder. Netîce îtibâriyle onlardan sayılır. Âhirette onlarla berâber haşrolunur...)” (Mâide, 51 Elmalılı, 3/1712), “Mü’minler, mü’minleri bırakıpta kâfirleri evliya ittihaz etmesin (dost edinmesin)...” (Al-i İmrân, 28 )

 

Naklolunduğuna göre Hâris bin Muâviye, Medîne’ye, Hz. Ömer’in yanına geldiğinde, aralarında şöyle bir konuşma geçer:
– Şam’da durum nasıl?
– Allâh’a hamdolsun, iyi.
– İhtimal ki müşriklerle de oturup kalkıyorsunuzdur?
– Hayır, ey müminlerin emîri.
– Sizler, müşriklerle hemhâl olursanız, bunun netîcesinde, çok sürmez onlarla berâber yemek de yer, meşrûbât da içersiniz. Onlarla oturup kalkmadığınız müddetçe dâimâ hayır içinde olursunuz. (Hayâtü’s-Sahâbe, 3/259

 

KUTLANACAK  NE  VAR  ?

Peyami Safa'dan yılbaşı değerlendirmesi:

“... Şu yılbaşı gecelerinin mânâsını bir türlü anlamıyorum.

“Sevinecek ne var? Evvelâ her şey tersine: Küre-i arz ve insan bir yaş daha ihtiyarlıyor, kâinat bir yıl daha eskiyor, buna, ‘yeni sene’ diyorlar.

“Herkes ölüme bir yıl daha yaklaşıyor, buna seviniyorlar. Hayatın bir parçasını kaybetmek hoş bir şeymiş gibi, hep birbirlerini tebrik ediyorlar...

“ ... İnsanla ölüm arasındaki mesafeyi aydınlatan, bugünden başka bir gün bulamazlar mıydı ? ”

 

 

NOEL ŞENLİKLERİ (!) VE İSTANBUL

New York Times gazetesinin, geçmiş yıllara ait bir nüshasından bir başlık:

“İstanbul'da Müslümanlar'ın çoğu Noel Baba'yı heyecanla bekliyor...”
İmza: Stephen Kinzer. Haber şöyle devam ediyor:

Kırmızı yanaklı Noel Babalar, dükkan vitrinlerinden, gelip geçenlere gülücükler dağıtmakta... Caddeler Noel ağaçları ile süslenmiş. ‘Kafe’ ve dükkanlardan ‘Jingle Bells’ ve ‘Silent Nights’ nağmeleri (Amerikalılar'ın meşhur Noel gecesi ilâhileri) duyuluyor. Çocuklar kendilerine verilen hediyelerin paketlerini açacakları ânı sabırsızlıkla bekliyorlar...”

İşte böyle, muhterem okuyucularımız... Hz. Fâtih (k.s.)'in 1453'te alıp kubbelerle süslediği, İslâm'ın ilim-irfan, sanat ve medeniyet merkezi hâline getirdiği güzel İstanbul’umuzu bir Amerikan gazetesi, hem de pek haklı olarak, böyle tasvir ediyor. Bakın, bu içler acısı vaziyeti aynı yazar makalesinde nasıl değerlendirmekte:

Kim ne derse desin, İstanbul, dünyanın en büyük İslâm şehirlerinden biridir. Asırlar boyu İslâm âleminin merkezi, pâyitahtı olmuş ve orada oturan Osmanlı Sultanları'nın emirlerine bütün İslâm âlemi itaat etmiştir. Ne var ki, modern Türkiye'nin doğuşundan beri, son yetmiş sene içinde, Batı örf ve âdetlerine bir uyum bahis mevzuu olmuştur.”

Gazetenin yazdığına göre, Noel Baba resimleri ile süslü kurdeleler ve etiketler satan bir dükkanın sahibi, “İslâm'a bağlı halk, bunları uygun bulmamaktadır; ama bunlar, sadece ufak bir azınlıktır” diyormuş. Değerlendirmeye bakın: Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede, Müslümanlar azınlıkmış. Yüzde bir ne ola ki?.. Herhalde çoğunluk!.. Enflasyonun bu türlüsünü görmemiştik. Artık rakamlar da değer kaybediyor galiba...

Yazar, İstanbul’u diğer Hıristiyan şehirlerinden ayırt etmenin mümkün olmadığını, tek farkın belki de sokaklarda Hazret-i Îsâ tasvirlerinin görülmemesinden ibaret bulunduğunu; ama her yıl, daha da artan bir coşku ile Noel kutlamalarının yapıldığını yazarak haberini sona erdiriyor. (Ocak’ 97)

Peki; bizi i‘tikâden, amelen, ahlâken, iktisâden istismar eden; bizimle ne dînî, ne millî, ne de insanî bakımlardan hiçbir alâkası bulunmayan; hatta ebedî hayatımızı bile husrâna uğratabilecek olan bu gayr-i müslimlere benzeme çılgınlıklarına, biz ne zaman son vereceğiz? Uyanmak için İsrâfil (a.s.)'in Sûr'a üflemesini mi beklememiz lâzım

                                                             DERLEYEN: www.birxkovaxsogukxsu.blogcu.com


 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2008-12-23 17:20:00 - slm

Yazan: isimsiz
mükemmel olmuş gerçekten


Düzenleyen birxkovaxsogukxsu gün: Wednesday, December 24, 2008 saat: 16:51
Bağlantı

2008-11-03 17:45:32 - YILBAŞI VE NOEL

Yazan: isimsiz
Harika bir yazı ne diyebilirim ki....
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

HAKKIMDA KISACA:)

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!.. - Boğamasam da - Hiç olmazsa yanımdan koğarım.

EN SON YAZDIKLARIM

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
MYNET
MEMURLAR
AÖF
AÖF-PORTAL
ÖSYM

KATEGORİLERİM

BLOG ARKADAŞLARIM

MSN DESTEK HATTI

REKLAMLAR&ÖNERİLER

HISAR INTERCONTINENTAL HOSPITAL FAZİLET NEŞRİYAT MOLLACAMİ.COM SU HAYATTIR HİZMET TURİZM ''sınırsız hizmet'' AGT AĞAÇ SANAYİ

ANKET



MEHTER MARŞI DİNLİYORSUNUZ

(ARŞİVLER VE BELGELERLE OSMANLI TARİHİ)

    1. SAYI 2. SAYI 3. SAYI 4. SAYI 5. SAYI 6. SAYI 7. SAYI 8. SAYI . SAYI 9. SAYI 11. SAYI BAŞLIKLARI
-Kaleyi Teslim Alan Adalet
-Sultan II. Abdülhamîd Han'ın Siyasî Dehası
-Bellini'nin Yaptığı Fatih Sultan Mehmet Han Portresinin Hikayesi
-Şanlı Plevne Müdafaası ve Gâzi Osman Paşa
-Dağların Padişahı: Hakkari
-Ebû Eyyûb El-Ensârînin (r.a.) Kabrinin Bulunması
-Kuyucu Murad Paşa
-Müslümanların Avrupa’ya Kültür ve Medeniyeti Yaydığı Ülke: İspanya
-Hâce Ali Râmîtenî Hazretleri
-Avrupa'nın Merkezinde Yaşayan Bir Osmanlı Abidesi: Mostar Köprüsü
-Şemseddin Sami (1850-1904)
-ve diğerleri... 12. SAYI 13. SAYI 14. SAYI 15. SAYI

SAYFA GÖRÜNTÜLEME

TEKİL ZİYARETÇİ

TOPLAM